Cumartesi

'Bir'

Üşüyorum, hemde çok ama ısınmıyor ki ellerim...
Sobaya yaslanmışım,tenim alev alev
Ama ısınmıyor işte ısınmıyor kalbim,hala üşüyor içim..
İzi kalmış parmaklarının parmaklarımda,

Umutların kalmış gözyaşlarında...
Akıttım tüm zehriyle onları bağrıma,

Dur biraz, giderken dudaklarını sakın bende unutma.

Ağlama,gerek yok ki!
Konuşma boşuna,duyamıyorum ki artık seni...
Bak havaya karışıyor,buharlaşıyor sonsuz dediğin sevgi.
Son dokunuşların kalıyor gözlerimizde izi,
Çare mi? yorulma , yok ki bunun çaresi!

Ayrılık bu , başka bir şeye benzer mi?
Birtanem mi... ben sen de hiç 'bir'olmadım ki.


Çağla BOZKIR

Cuma

Benim maskem yok ki?

Nerden nasıl ve neden başlamam gerektiğini bilmiyorum... ama baslamalıyım bir yerlerden..gözüm birşeyleri arıyor , biryerleri... tutunmak istiyorum belki bir dala ama her elimi uzattığımda çürük bir dal karsılıyor beni ve neden sonra kopup gidiyor ellerimden..yararını da geçtim hep zarar veriyor bana..artık hiçbir söz cazip gelmiyor ya da hiç bi yeni algı etkilemiyor beni..soyutluyorum kendimi herşeyden...herkesten... Bilmediğim bi yolda sonunu düşünmeden yürüdüğümü farkediyorum .Bunun kimse farkında değil benden başka.Sonra yine belki bi umut cıkmak istiyorum bu kuyudan ve sesleniyorum gözlerimle''İMDAT'' ve yine o sessizliği sürdüren ama kulakları tırmalayan çığlıklar,haykırışlar...Bunları neden sadece ben duyuyorum...kendimi neden duyuramıyorum...Bazen bi yer seciyorum kendime,yeni,guzel ve huzurlu... Çalışıyorum bak işte..Mutlu olmaya calısıyorum..Kendimi kandrmaya calısıyorum.. Ama olmuyor. Ne zaman basarmaya başlasam zorla birileri beni hayatına dahil ediyor..ben anlamadan ya da benim iznim olmadan.. pardon ? siz kimsiniz...Heyy maskeli adam sana söylüyorum... seni hayatımda istemiyorum... defol artık ... daha ne diyebilirm ki!!!sen benim hiçbir şeyimsin ki neden önemsiyosun kendince bukadar kendini... sen hiçbirşeysin... bu bile fazla ya neyse artık.. dedğim gibi umrumun dahi umrunda değilsin... başka konak bul artık kendine...ama düşünmeden edemiyorum bazen.. herkesin maskesi varmış meğer.Benim gördüğm göremediğim herkesin...Peki peki ama benim neden maskem yok...heyy yanımdan gözlerini süzerek geçen aptal serseri... söyle bana nerden buldun o maskeyi... ama ama benim maskem yok ki!! yok ki!!.
canımı acıtmaya çalışan her anı her saniye herdakika benden sıyrılırken sana batıyor biliyorum... artık içim acımıyor ya da gözlerim senin için hüzün göstersi sergilemeye yeltenmiyor ama sen... sen istediğin kadar gizlensende hayallerinden.. benden kurtulamıcaksın... Kaç yüzün olursa olsun... ama keşke bi maskede bende olsaydı be... benim neden maskem yok ki?

Perşembe

Kırmızı Kaplı Defterim

Küçük kırmızı kaplı bir defterim vardı
içinde anılarım;sen vardın,
bir demet yalnızlık,bir avuç çaresizlik
Baş gösterirdi satırlarında:
Teker Teker hecelerini
gözyaşı saklıydı aralarında
Anlamlıydı her bir kelime;
benle anlamlıydı,senle anlamlıydı
Ben senle vardım,sen benimle..
biz birbirimizle varolurduk...
küçük kırmızı kaplı defterm vardı,
İçinde sen vardın,ben vardım..
Artık yalnızlığım yoktu,aşk vardı
Biz vardık,güç vardı...
Sessizlik hakimdi dizelerinde
Loş bir ışığın gölgesinde,utangaçlık gizliydi belkide.
sen vardın yanımda,hiç olmadığın kadar yakınımda...
Romantik bir koku yayılırdı her lafımızda,sözcuklerimizin yanına.
Küçük kırmızı kaplı bir defterim vardı
içinde hayallerim umutlarım vardı
Loş ışığı aydınlatma yolunda bitap düşmüş
yorulmuş bi bedenim,parçalanmış bi kalbim...Ve çok yara almış bi ruhum vardı artık..
Sen gitmiştin ya da gitmek uzereydin,unutmuşum hangi zamandı.
Ben sana alışmış Korku içindeydim..
Sen beni dizelerimin arasında terkedip gittin..
Ben ışığım sönene kadar seni bekledim,
umutlarım karardı ışığımla beraber sen gelmedin...
küçük kırmızı kaplı bi defterim vardı
İçinde hayat vardı ,benim hayatım
Bizim olablirdi ama yavaş yavaş bitti ,tükendi
tüm hayatlar tukendi..
Sen var-dın içinde ben vardım
Biz vardık bir bütündük şiirlerimde...
sen gittin neden sonra ;
bir ben kaldım içinde defterimin
Küçük kırmızı kaplı bi defterim vardı
İçinde pişmanlıklarım ve hatalarım vardı
dizelerin arasına gizlenmişsin
pişmanlıklarımın ve hatalarımın baş sebebi haline gelmişsin...
Yanlış yerde kendine rol seçmişsin...
küçük kırmızı kaplı bi defterim vardı...
artık kimsem yoktu bi bana ait o vardı
Yalnız beni ve yalnızlığımı anlatırdı
Seni değil sensizliği bizim aşkımızı değil ayrılıgımızı anlatırdı;
sevdirmeye cabalardı aklınca sensizliği,nefessiz yaşamayı...
Artık büyük ve gerçek aşkları değil yalnızca ayrılıkları anlatırdı
Şimdi o defterimi senden çok seviyorum...
Yanımda olan tek şeyi...


Çağla Bozkır...


araya ayrılık girdi araya özlem girmişti zaten, ayrılık neydi ki!!! geçerdi belki ama izi... ben seni unuturum belki ama sen beni Unutamayacaksın!

Yorgunum...

Aslında sana günlüğümün son ik gününü yazmak isterdim... ama bi baktım yaklasık 5 sayfa olmus ya da gecmiş.. acıkcası surekli dile getirmekte istemiyorum bu olayları...hatırlamak dahi istemiyorum.Paylaşacak çok az kimsem var ve onlarda bana akıl veriyorlar .Nasıl mı? 'değmez çağla'..sözleriyle.Nedense çok haklılar...
Farklıydı,farklıydık..Meğersem tek kişilik düşüncelere kapılmışım.Hiçbiri isteyerek değil beni üzmemek için yapılmış meğer..nedir bu acıma duygusu mu? Kıramadım diye bi başlangıc yapılır mı? ne bu çocuk oyuncağımı?Sonrası gelmez mi insanın aklına? Eninde sonunda kırılacak bir kalp vardır ortada ve kırılmıştır zaten paramparça...Rüyasını bile gördüm ne ilginç değil mi? Biraz fazlaca iştahsızım okdr kalbime akıttım gözyaşlarımı sanırım mideme dokundu...Yemek bile yiyemiyorum..Kaldırması zor... Ezginin Günlüğü ne demiş'aşk hiç biter mi?' demekki neymiş bitermiş...ya da hiç başlamamış,başlatamamışsın...
tamam herseyi gectim ben sucluyum diyelim...Şimdi aynılarını ben yapsam,ne düşünür acaba karşımdaki?aynılarını diyorum...Desem ki sana ihtiyacım varken bıraktın beni böle böle olmak zorunda oldu ve öyle de oldu...Artık benim için o var... Neyse dediğim gibi takmamalıyım artık,takmayacağımda...Her şarkı benim için söylenmiş sanki...affet nefret ettim senden...yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi,aşk nefrete ne yakınsın...
Kimseye kızmıyorum kendimden başka?Neden güvenir ki insan ne gerek vardır umut bağlamaya...Gün geçtikçe öğreniyorum hayatı ve gücüm artıyor...Ve bu yüzden hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ...Çok az zaman var buna.Tanıyorum kendimi,bir kere kırıldı mı kalbim bi daha zor hemde çokk...
Bitti...senle ben ayrılıyor birbirinden bir 'ben' kalıyorum kelimelerden...

Cumartesi

Bir Fotoğrafa

Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.


Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır



Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...


Nazım HİKMET

Çarşamba

Mutlu olmak için uyandığım günlerin hep aynı sonu

Kaç gündür içimde dışarı çıkmak isteyen bir edebiyat aşkı var sanki.Bir şeyler yapmak içimdekileri bir şekilde ortaya dökmek istiyorum sanki.Konusmak yetmiyor konusamıyorum çünkü.Hala anlayamadığım bazı duyguların karmaşası içindeyim.Kin mi bu nefret mi yoksa hala kendimden bile sakladığım sevgi tohumları mı?.. bunu da sorgulamıyorum artık . Tek bildiğim bana yapılanı yapmak.Silmek,yoketmek,varlığını görmemek,beni izleyen bi kac çift gözün farkında değilmişim gibi hayatıma devam etmek.Nasıl etkileyebliyorlar bu kadar beni bilmiyorum.Tek farkında olduğum içimin rahat olması gerektiği.ama Hala bi yanımda hüzünlü sarkılar duydugunda aklına bir takım kareler getirip duygulanabilen Çağla var.Diğer yarısında ise hayatını kendine yöneltmeye ve mutlu olmaya çalışıp gerekirse bunun için bencilliğini su yüzüne cıkaran,her ne olursa olsun bir şekilde mutlu olmaya çalışan Çağla var.Bu iki durumun arasında gel-git yaşamak iğrenç bir duyguymuş meğer.İnsanları tanıyamıyorum.Ya ikiyüzlüler ya da gerçekten o sergiledikleri saf,akla ermeyen bir takım davranışlar onların gerçek kişilikleri artık farkına varamıyorum.Kim bilir belkide anlayamadığım için kendime saf muamelesi yapmam gerek. Ama artık büyüyorum. Bazı şeylerin farkına vararak bir takım amacları veya doğrultularını kesitrebiliyorum az çok.içimden gecmiyor değil.Neden büyüdük ki? Ben çocukken dertsiz tasasız ve mutluymuşum.Gözlerimin içi gülermiş.Nedense artık daha farklı bakıyorum aynaya,hayata...Birşeylerin tedirginliği var sanki üzerimde ya da bir çeşit korku.Hep böyle birşeyler ters mi gidecek hayatımda?Hiçbir şeyi,hiç kimseyi yakın göremiyorum kendimi biryerden sonra.Bir yerde ayrılıyor tüm bağlar, fikirler ,o aldığın sıcaklık,sohbetler ve paylaşımlar...bir yerlerde eksik kalıyor bir şeyler.İşte ben o bir yerleri arıyorum.Eksik parçaları tamamlamak namına,neyin ne olduğunu,nasıl ve neden sorularıyla cevap bulmak adına.Umutsuzca...

Cuma

Çıkış YoLu

İnsanlara gerçektende güven olmuyormuş.Bu aksam bunu bir kez daha anladım.Saçmalık! senin goremediklerinin başkaları tarafından farkedilip zamanında yapılması gereken uyarının geç gelmesi acı... İyi de artık ne yapabilirim ki? Neden bu konuşma? Senin için üzüldüm de ne demek? ben üzülmedim ki benim yerime acı çekmene gerek yok ki.İnsanlar yaşayarak anlıyormuş doğruyu yanlışı,çevreden aldığı örnekler yetmiyormuş demek ki agzı yanmadan...Pişman mıyım peki? bu gün anladığım tarihi geçmiş bi pişmanlık belirtisi bu belki de.Bunu bana hissettiren insan benim arkadasım hatta onun açısından bakarsak beni dostu olarak gördüğünü söylüyordu.O zaman neden tarihi geçmiş bi yorum girdi hayatıma.O zaman ve o anların sonu gelirken sonunu BEN getirirken üzülmeyen ben neden şimdi bu kadar kafaya takıyorum.Sindirememek midir bu? belki de... insanları gerçekten tanıyamıyorum bu konuda çok başarısızım.
Bu sene kafamı rahat tutacağıma kendi kendme söz veriyorum.Ders çalışmak için tabiki de ve sınav da başarılı olmak adına tabi ki ...Ama herkes buna karşı sanki en başta da ailem.İyi de değilim pek zaten muhtemelen aşırı sinirden bu kadar yıpranıyorum .acaba herkes bunu bana kasti mi yapıyor? arkadaslık dostluk... dost kavramını yakın zamanda yitirdim ben.Yani yanlış seçimin getirdiği doğal sonuc neticesinde.Ama acı oldu. Ve aynı sınıfta düşman gibi olmak göz ucuyla takip edilmek hiç de hoş deilmiş.Neden bende öyle olamıyorum , neden hoş anılarımın gecmedii insanlara sinsi sinsi bakamıyorum acaba? Bu bi kayıp mı peki? iyi niyetli olunca üzülen hep ben olcaksam neden hala bu ısrar_? Bunu yapamıcak kadar beceriksiz miyim ben yoksa saf mı? Eskisi kadar neşem yok hatta hiç neşem yok artık.Yeni arkadaslarım var evet onlarla mutluyum en azından beni anlıyorlar ama ya bende acılan derin yara o nasıl kapanacak? Ne var biliyor musun her şey gülüp eğlenmek değilmiş hayat bu değilmiş..ve bu düşüncelerin arasında boğulurken bana gelen bir takım beni üzmeye yetecek haberler...gerçekten artık içime atmaktan anlatamamaktan yoruldum.Bir çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum...Aslnda daima yanımda olduğunu bildiğim güvenebileceğim bir insan var ama aslında yok!

Artık Sorgulamıyorum

Evet artık sorgulamıyorum.Belki de korkuyorumdur.Söylenenlere inanmak,doğrunun o olduğuna inanmak işime geliyordur belkide.Sanırım değişiyorum bir kısmı buna büyümek bir kısmı ise olgunlaşmak diyorlar.Peki ikisi aynı şey mi ya da büyüyen her insan olgunlaşır mı_? Neyse canım banane dedim ya yoruluyorum cevap ararken . Artık elimdekilerle yetinmeye çalışacağım.Tabi ne kadar becerebilirim meçhul.Artık keşkelerle de yaşamıyorum biliyor musun? ya da umutsuz hayallere yelken açmıyorum.Akıllanıyorum.Duygularımı soyutlamayı öğreniyorum belkide.Aslında binevi tecrübe olmuş bana ilk aşkım ki bundan sonra nasıl davranacağım konusunda daha temkinliyim.nasıl mı? Umursamayarak ya da daha az belli ederek...Şimdi hatırladım da ilk diye başlayınca cümleye bana her zaman herseyin bi ilki olur, ilkler bitmez demişti...O kadar haklıymış ki ... Neyse eskiye girmeyeceğim şimdi yenileri kaybetmemeliyim çünkü.İşin özü mutlu olmaya çalışıyorum.Ve sanırım başarıyorum...içimde o kadar dısarı cıkmaya hazırlanan sçzcük var ki bir gün bunlara dur diyeceğimi hiç düşünmezdim.Ama artık dur demeyi de öğreniyorum galiba.Baksana meğersem ne çok şey öğrenmişim hayatta.Ne var biliyor musun ilkler bitmezmiş gerçekten ama...Ama sonlarda kolay kolay gelmezmiş...

Cumartesi

hep ben...

Mutsuzum,moralsizim.Ruh gibi geziyorum bir kaç gündür.Artık hiçbir şey umrumda değilmişçesine,boşvermişçesine...Bugün farkına vardımda yüzüm hep asık,hep karamsar bir hava estiriyorum çevremde.Arkadaslarımla aram kötü.Kimsem yok suanda yanımda aradığımda belkide.Kırıyorum insanları ama çok üzerime geliyorlar bazen. Çok yargılınanıyorum.Yanlışlarımı kendim yaptığım gibi doğrularını da kendim bulmak istiyorum.Bak şimdi ne kadar mutsuzum...
Günlüğüme yazacaktı aslında ama o kadar umursamazım ki vazgectim.Defterimi ve kalemimi almaya üşendim.Ama yazmasam bu sefer daha çok birikecekti içimdekiler.Yine hesap veriyorum resmen...7 Mayıs'ta doğumgünüm ama ilk defa umrumda bile değil! ne olursa olsun ozamana kadar mutlu olamayacagım biliyorum, o günde...çok düşünüyorum,çok üretiyorum kafamda,çok çabuk karar veriyorum...Her yerde bi hatıra bırakmışım meğer,bırakmışız...Her gün onların üzerinden geciyorum,ezip geçiyorum...Kimse yok işte yanımda hayatımda istemiyorum.Değer verdiğim hergün canım dediklerim bugün,benim kötü olduğum günlerde bana alınganlık yapıyorlar...İstemiyorum kimseyi yalnızken daha mutluyum evet yalnızken daha mutlu...Siz beni uzaktan izleyin , fikir üretin , benim yerime siz karar verin fakan ben 'ama ' demeye kalkınca alınganlık edin.Sağolun ya gerçekten bğtğn suç benim , benim çünkü hiç bir hükmünüze mudahele etmemeliydim,bütün suç benim...

Pazar

Mutlu Gibi...

Ne zamandır yazamıyordum.Ya canım istemiyor ya da bir engel çıkıyordu mutlaka...Ne zamandır internetim de yoktu zaten.Herneyse onu bunu geçelim de kendimi yalnız ve caresiz hissettiğim bu anlarımda sanki tekrar kendimi buluyor gibiyim.Mutlu gibiyim işte.Yeniden hızla çarpıyor kalbim, bak yine gülümsüyorum işte...Gözlerimin içi gülüyor...Kendimi anlamıyorum çoğu zaman ya da anlamak istemiyorum hep kaçıyorum hep uzaktan bakıyorum...Ama bir şeyleri değiştirmeliyim ve değiştiriyorum da...Dedim ya artık mutluyum diye artık kaçmıyorum işte , uzaktan bakmakla yetinmiyorum...Korkmuyorum...Artık daha cesurum.Her ne kadar tam anlamıyla hayatımı ben yaşamasamda en azından yön veriyorum.Kimseye bu yetkiyi vermeden.Bir de yaşanacak ilkler bitmemiştir belki, bitmemiş belli...yeni ilkler keşfediyorum bu bahar günlerinde.

Perşembe

Karışık

Yine ben ve yine karmakarışık duygularım.Artık sıkmaya baslıyorum biliyorum hatta ben bile sıkılıyorum bazen kendimden.Kafam karışık ne yapmam gerektiği konusunda bazı kararlar almakta zorlanıyorum.Arada kalmalarım çok oluyor bu sıralar.Off hep böyle mi olacağım ben?Duygularıma isim ve yön veremiyorum.Bazen ne hissettğimi ve neden tutarsız davrandığımı çözemiyorum.Çok yoruluyorum bu aralar.Günleri hatta ayları karıstırır oldum.Moralim bozuk,keyfim kaçık,ne istediğimi bilmiyorum...Halbuki ne kadar da küçük şeylerle mutlu olurdum,seninle ilgli olunca.Günlüğümü açıpta okuyamıyorum artık.Aklım daha çok karışıyor.Yine ben seni arıyorum sonra yanımda.Ama sen yine olmuyorsun,sen yanımda yoksun çoğu zaman.Zatan bende herkes gibiyim sende,herkes kadar.Bazen düşününce o bile yeterli olmalı diye düşünüyorum,benimle hiç konuşmadığın günler aklıma gelince...Şimdi bile mutlu olmalıyım diyorum.Sonra düşünüyorum değişen hiçbir şey yok aslında.Sen aynı sensin,ben aynı ben.Düşüncelerimz hislerimz aynı hep,eskisi gibi...Bu yüzden bırak kurcalama Çağla belki de böylesi en güzeli...

Biliyorum Sana Giden...

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri


Cemal SÜREYA

Cumartesi

BeKLe...

Belki geleceğim dedi,
Ben beklemedim o da gelmedi.
Ölüm gibi bir şeydi,
Ama kimse ölmedi...


A.İLHAN

Salı

Yanlış Yapıyorum...

Belki de seni sevmeyen bi insan hakkında hayal kurup bir şeyler ümit etmek çok yanlış.Hatta belkide değil kesinlikle çok yanlış.Kimin ben?...sana aşık kız...Pıfff çok kötu bi his,kötü bi durum...Gerçekten en iyisi dile getirmemekmiş.Bütün suç bende .Belki de imkansız bi aşkın peşinde koşmaktansa seni mutlu edebilecek insanlara yönelmek,en azından iki kişinin mutsuzluğunun söz konusu olmasndan kurtarılıp bi kişiyi bile olsa mutlu etmek en doğrusudur...Demek ki benim,onun hayatında ondan diğer hoşlanan kızlardan bi farkım yok.Sıradanım...önemsiz...Üzgünüm bu akşam çok üzgünüm...Benim için ne diyeceğini düşünüyordun ya...En iyisi çocukça davranan bi kız boşver de...Zaten bunu bana da hep söylerdin.Söylediklerini ve yaptıklarını unutmadım ya bu da aklımda kalan bi parçası işte...Bana aşık olan çocukça bi kız...

Bir şeyler düzelmeli artık.Öyle ya da böyle değişmeli...

Pazartesi

güçsüz bir profil daha bıraktım işte arkamda...

Ne diyorduk... Evet gerçekten güçsüzüm ben.Bunu bugün daha iyi anladım.İki duygusal şarkıya mı bakıyormuş meğer gözyaşlarım?Hala utanmadan ağlayabiliyor musun bazı şeyler için Çağla? Off sevmiyorum bu huyumu sevmiyorum...Belki nedensiz,belki de saymakla bitmeyecek kadar fazla sebeplerden ötürü.Baş sebebimse...Tabi ki sensin! Halbuki dün akşam ne kadar da güzeldi...En azıdan bi diyaloğa girmiştik ve tatlı bi konuşma yapmıştık:).Ben onunla yazdıklarımı paylaşmıştım.O ise okuduktan sonra bir tebessüm etmekle yetinmesine rağmen benim için oldukça hoş bir durumdu.Ama ne olduysa bugün duygulandım işte.Sanırım ne olduğunu biliyorum.Aklıma ilk anlar gelmiştir belki...Tanışmadan bile önceki anlar...sonra...sonra kısa da olsa akılda kalacak kadar etkili olan,birlikte geçirilen zamanlar...Ve sonra beni sevmediğini,önemsemediğini söylediği cümleler...Düşündümde üzülmek için yeterince sebebim varmış aslında...Aklıma geldiğinde onun için hala gözyaşı dökmek için...Hem gülümsüyorum hem somurtuyorum o varken aklımda,hayatımda...Bazen üzüldüğümde gülümseme sebebimsin bazense en mutlu anlarımda bile hayatımı karartmışçasına durgunlaşmamın...Off yeter bu kadar yine derin konulara dalıyorum yoksa .Bugün daha bitmeden bi okadar daha ağlamak istemiyorum, daha doğrusu artık ağlamak istemiyorum...Gerçi hiçbi gözyaşım senden değerli değil ama ... Ama en azından değdiğini ,bir şeyleri değiştirebildiğini bilebilseydim! uykum geldi uyurum ben şimdi.Yine bilindik alışılmış rüyalar...Yine rüyalarımda SEN...Sen yine ancak rüyalarımda...

Pazar

Belkide

Belki de yanlış yapıyorum.İçine atılmış duyguları dışarı çıkarmak bu kadar gerekli midir?Peki ya içimde tutamıyorsam...Off kendime cevabını alamadığım sorular sormaktan sıkıldım.Bazen haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.Peki ben hiç mi kimseye haksızlık etmiyorum? Bak işte yine bir soru daha...Kendimi kandırmaktan nefret ediyorum her konuda.-aşk,mutluluk,sevgi...-Bugün iyi değilim , zaten ne zaman tam anlamıyla iyi oldum ki? henüz küçüğüm ve açıkçası hiç aşkı tanımamış olmayı isterdim.Ama geç kaldım...Artık bundan sonra ne yapacağımı düşünmekten başka da bir çarem yok gibi duruyor.Hele ki aşkın karşılıksızsa yapacak hiçbir şey yokmuş... Neyse derin konular bunlar bu saatte de fazla gitmez gibi sanki...Ben geceleri yeterince düşünüyorum zaten bir de başkalarını düşündürmeyeyim.Yeter ilk günden bu kadar hadi bi ara yazarım ben yine ... Benim hislerim kolay kolay değişmiyor nasılsa...