Cumartesi

Bir Fotoğrafa

Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.


Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.

Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil,
‘zamanla bırakmamak’tir..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır



Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...


Nazım HİKMET

Çarşamba

Mutlu olmak için uyandığım günlerin hep aynı sonu

Kaç gündür içimde dışarı çıkmak isteyen bir edebiyat aşkı var sanki.Bir şeyler yapmak içimdekileri bir şekilde ortaya dökmek istiyorum sanki.Konusmak yetmiyor konusamıyorum çünkü.Hala anlayamadığım bazı duyguların karmaşası içindeyim.Kin mi bu nefret mi yoksa hala kendimden bile sakladığım sevgi tohumları mı?.. bunu da sorgulamıyorum artık . Tek bildiğim bana yapılanı yapmak.Silmek,yoketmek,varlığını görmemek,beni izleyen bi kac çift gözün farkında değilmişim gibi hayatıma devam etmek.Nasıl etkileyebliyorlar bu kadar beni bilmiyorum.Tek farkında olduğum içimin rahat olması gerektiği.ama Hala bi yanımda hüzünlü sarkılar duydugunda aklına bir takım kareler getirip duygulanabilen Çağla var.Diğer yarısında ise hayatını kendine yöneltmeye ve mutlu olmaya çalışıp gerekirse bunun için bencilliğini su yüzüne cıkaran,her ne olursa olsun bir şekilde mutlu olmaya çalışan Çağla var.Bu iki durumun arasında gel-git yaşamak iğrenç bir duyguymuş meğer.İnsanları tanıyamıyorum.Ya ikiyüzlüler ya da gerçekten o sergiledikleri saf,akla ermeyen bir takım davranışlar onların gerçek kişilikleri artık farkına varamıyorum.Kim bilir belkide anlayamadığım için kendime saf muamelesi yapmam gerek. Ama artık büyüyorum. Bazı şeylerin farkına vararak bir takım amacları veya doğrultularını kesitrebiliyorum az çok.içimden gecmiyor değil.Neden büyüdük ki? Ben çocukken dertsiz tasasız ve mutluymuşum.Gözlerimin içi gülermiş.Nedense artık daha farklı bakıyorum aynaya,hayata...Birşeylerin tedirginliği var sanki üzerimde ya da bir çeşit korku.Hep böyle birşeyler ters mi gidecek hayatımda?Hiçbir şeyi,hiç kimseyi yakın göremiyorum kendimi biryerden sonra.Bir yerde ayrılıyor tüm bağlar, fikirler ,o aldığın sıcaklık,sohbetler ve paylaşımlar...bir yerlerde eksik kalıyor bir şeyler.İşte ben o bir yerleri arıyorum.Eksik parçaları tamamlamak namına,neyin ne olduğunu,nasıl ve neden sorularıyla cevap bulmak adına.Umutsuzca...

Cuma

Çıkış YoLu

İnsanlara gerçektende güven olmuyormuş.Bu aksam bunu bir kez daha anladım.Saçmalık! senin goremediklerinin başkaları tarafından farkedilip zamanında yapılması gereken uyarının geç gelmesi acı... İyi de artık ne yapabilirim ki? Neden bu konuşma? Senin için üzüldüm de ne demek? ben üzülmedim ki benim yerime acı çekmene gerek yok ki.İnsanlar yaşayarak anlıyormuş doğruyu yanlışı,çevreden aldığı örnekler yetmiyormuş demek ki agzı yanmadan...Pişman mıyım peki? bu gün anladığım tarihi geçmiş bi pişmanlık belirtisi bu belki de.Bunu bana hissettiren insan benim arkadasım hatta onun açısından bakarsak beni dostu olarak gördüğünü söylüyordu.O zaman neden tarihi geçmiş bi yorum girdi hayatıma.O zaman ve o anların sonu gelirken sonunu BEN getirirken üzülmeyen ben neden şimdi bu kadar kafaya takıyorum.Sindirememek midir bu? belki de... insanları gerçekten tanıyamıyorum bu konuda çok başarısızım.
Bu sene kafamı rahat tutacağıma kendi kendme söz veriyorum.Ders çalışmak için tabiki de ve sınav da başarılı olmak adına tabi ki ...Ama herkes buna karşı sanki en başta da ailem.İyi de değilim pek zaten muhtemelen aşırı sinirden bu kadar yıpranıyorum .acaba herkes bunu bana kasti mi yapıyor? arkadaslık dostluk... dost kavramını yakın zamanda yitirdim ben.Yani yanlış seçimin getirdiği doğal sonuc neticesinde.Ama acı oldu. Ve aynı sınıfta düşman gibi olmak göz ucuyla takip edilmek hiç de hoş deilmiş.Neden bende öyle olamıyorum , neden hoş anılarımın gecmedii insanlara sinsi sinsi bakamıyorum acaba? Bu bi kayıp mı peki? iyi niyetli olunca üzülen hep ben olcaksam neden hala bu ısrar_? Bunu yapamıcak kadar beceriksiz miyim ben yoksa saf mı? Eskisi kadar neşem yok hatta hiç neşem yok artık.Yeni arkadaslarım var evet onlarla mutluyum en azından beni anlıyorlar ama ya bende acılan derin yara o nasıl kapanacak? Ne var biliyor musun her şey gülüp eğlenmek değilmiş hayat bu değilmiş..ve bu düşüncelerin arasında boğulurken bana gelen bir takım beni üzmeye yetecek haberler...gerçekten artık içime atmaktan anlatamamaktan yoruldum.Bir çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum...Aslnda daima yanımda olduğunu bildiğim güvenebileceğim bir insan var ama aslında yok!