Perşembe

Kırmızı Kaplı Defterim

Küçük kırmızı kaplı bir defterim vardı
içinde anılarım;sen vardın,
bir demet yalnızlık,bir avuç çaresizlik
Baş gösterirdi satırlarında:
Teker Teker hecelerini
gözyaşı saklıydı aralarında
Anlamlıydı her bir kelime;
benle anlamlıydı,senle anlamlıydı
Ben senle vardım,sen benimle..
biz birbirimizle varolurduk...
küçük kırmızı kaplı defterm vardı,
İçinde sen vardın,ben vardım..
Artık yalnızlığım yoktu,aşk vardı
Biz vardık,güç vardı...
Sessizlik hakimdi dizelerinde
Loş bir ışığın gölgesinde,utangaçlık gizliydi belkide.
sen vardın yanımda,hiç olmadığın kadar yakınımda...
Romantik bir koku yayılırdı her lafımızda,sözcuklerimizin yanına.
Küçük kırmızı kaplı bir defterim vardı
içinde hayallerim umutlarım vardı
Loş ışığı aydınlatma yolunda bitap düşmüş
yorulmuş bi bedenim,parçalanmış bi kalbim...Ve çok yara almış bi ruhum vardı artık..
Sen gitmiştin ya da gitmek uzereydin,unutmuşum hangi zamandı.
Ben sana alışmış Korku içindeydim..
Sen beni dizelerimin arasında terkedip gittin..
Ben ışığım sönene kadar seni bekledim,
umutlarım karardı ışığımla beraber sen gelmedin...
küçük kırmızı kaplı bi defterim vardı
İçinde hayat vardı ,benim hayatım
Bizim olablirdi ama yavaş yavaş bitti ,tükendi
tüm hayatlar tukendi..
Sen var-dın içinde ben vardım
Biz vardık bir bütündük şiirlerimde...
sen gittin neden sonra ;
bir ben kaldım içinde defterimin
Küçük kırmızı kaplı bi defterim vardı
İçinde pişmanlıklarım ve hatalarım vardı
dizelerin arasına gizlenmişsin
pişmanlıklarımın ve hatalarımın baş sebebi haline gelmişsin...
Yanlış yerde kendine rol seçmişsin...
küçük kırmızı kaplı bi defterim vardı...
artık kimsem yoktu bi bana ait o vardı
Yalnız beni ve yalnızlığımı anlatırdı
Seni değil sensizliği bizim aşkımızı değil ayrılıgımızı anlatırdı;
sevdirmeye cabalardı aklınca sensizliği,nefessiz yaşamayı...
Artık büyük ve gerçek aşkları değil yalnızca ayrılıkları anlatırdı
Şimdi o defterimi senden çok seviyorum...
Yanımda olan tek şeyi...


Çağla Bozkır...


araya ayrılık girdi araya özlem girmişti zaten, ayrılık neydi ki!!! geçerdi belki ama izi... ben seni unuturum belki ama sen beni Unutamayacaksın!

Yorgunum...

Aslında sana günlüğümün son ik gününü yazmak isterdim... ama bi baktım yaklasık 5 sayfa olmus ya da gecmiş.. acıkcası surekli dile getirmekte istemiyorum bu olayları...hatırlamak dahi istemiyorum.Paylaşacak çok az kimsem var ve onlarda bana akıl veriyorlar .Nasıl mı? 'değmez çağla'..sözleriyle.Nedense çok haklılar...
Farklıydı,farklıydık..Meğersem tek kişilik düşüncelere kapılmışım.Hiçbiri isteyerek değil beni üzmemek için yapılmış meğer..nedir bu acıma duygusu mu? Kıramadım diye bi başlangıc yapılır mı? ne bu çocuk oyuncağımı?Sonrası gelmez mi insanın aklına? Eninde sonunda kırılacak bir kalp vardır ortada ve kırılmıştır zaten paramparça...Rüyasını bile gördüm ne ilginç değil mi? Biraz fazlaca iştahsızım okdr kalbime akıttım gözyaşlarımı sanırım mideme dokundu...Yemek bile yiyemiyorum..Kaldırması zor... Ezginin Günlüğü ne demiş'aşk hiç biter mi?' demekki neymiş bitermiş...ya da hiç başlamamış,başlatamamışsın...
tamam herseyi gectim ben sucluyum diyelim...Şimdi aynılarını ben yapsam,ne düşünür acaba karşımdaki?aynılarını diyorum...Desem ki sana ihtiyacım varken bıraktın beni böle böle olmak zorunda oldu ve öyle de oldu...Artık benim için o var... Neyse dediğim gibi takmamalıyım artık,takmayacağımda...Her şarkı benim için söylenmiş sanki...affet nefret ettim senden...yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi,aşk nefrete ne yakınsın...
Kimseye kızmıyorum kendimden başka?Neden güvenir ki insan ne gerek vardır umut bağlamaya...Gün geçtikçe öğreniyorum hayatı ve gücüm artıyor...Ve bu yüzden hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ...Çok az zaman var buna.Tanıyorum kendimi,bir kere kırıldı mı kalbim bi daha zor hemde çokk...
Bitti...senle ben ayrılıyor birbirinden bir 'ben' kalıyorum kelimelerden...