Cuma

yazamayacak kadar yoruldu kalbm

çok karışığım...sürükleniyorum sanki... nereye gittiğimi hangi gemide hangi dümende olğumu farkında değilim... solgunum ¨bugun,mutluydum...ama yorgunum...O kadar ki canım hiçbir şey yapmak istemiyor...Yatsam uyusam uyanmasam düşünmesem... düşündükçe bulanmasa içim,dışım doğru ve yanlışlarla hatta hiç yanlış olmasa yaşananların içinde..sen,ben..!Kaçıyorum kendmden...kimsenin anlayamayacağı anlasa da hak veremeyeceği şekilde uzaklaşıyorum.. Seviyorum...Ama sorgulamıyorum hatta sorgulayamıyorum... Bırakıyorum kendmi.. herkese geçmiş olsun...

Perşembe

Yüksek Çıtalar

Günler sonra gökyüzüne baktım bugün yine kayboldum sonsuzlukta,olmayan bi karanlıktan...Yeniden canlandı umutlarım gözümde... ama hala umutlarımın adını koyamadım bi iki tanesi belli sadece... benim yüzümü güldüren bir şeyler var bu günler.. hala çözemedim nedenini,kişisini...Beklentim mi var hala bu kadar yaşananlardan sonra acımasız veya adeletsiz hayattan... bu sefer kaybedemem elimdekini... kaybetmemeliyim... mutluysam... mutluysan...
Ben hep evlerin önce çatılarına bakardım,hep önce kışların neden yüksek evlere yuva yaptığını düşünürdüm...Bazen bi gökdelende yaşamak... ya da gecekonduların olmayan kısımları...peki şimdi de uçtum mu?yanlış yalın yalnız yanıtsız mı düşünüyorum yine... cok sık kullanıyorum bu kelimeyi bilmiyorum..'bilmiyorum...' ama dürüstüm...keşke bunu görebilseydi cevremdekiler... herkesin gözlemi senin gözlerinde belirebilseydi...
Ben hala çıtamı yüksek hayallerimi imkansız tutuyorum... Bunu yapmayacaktım bir daha ama yapıyorum...yine gökyüzü benim... yine çatılardaki kuşlar soru işaretim... ben yüksekten uçmayı seven biriyim... benim hayallerimi,umutlarımı kaldırabilecek misin ki?? bi isim koysam , gülümseyebilicek misin herşeye ragmen...

Pazar

Yaş'lı

Engelleyemedim kendimi tutamadım ellerimi... deftere yazdıklarım az geldi yaşadıkça gördükçe içimde patladı hepsi... insanlar garip... herkesin gözlerinde bir yaşam sırrı gizli sanki.. bi iz tasıyorlar sanki alınlarındaki cizgilerde ya da henuz bırak cizgiyi dişlerinin çarpıklıgı geçmemiş minicik ellerinde...Garip duygular tasıyorum yuregimde , tasıyor yuregim,tasıyorum işte...var gibi yok gibi.. az gibi cok gibi... duygularımın zirvesinde sanki butun dunya ayaklarımın altında... ne tur duygular bunlar bilinmez... yasama sevinci bası cekiyor sanırım.. İnsanlar garip... farklısın farklıyım... ama farkettim ki her insan ayrıymıs toplumdan dierlerinden... farklı ve yaş'lı... kimisi mutluluktan,kimisi acıdan...

Şimdi ise bi insan profili ciziyorum kendime.. sorun yok sorun tahmin edemediğimiz içimizde... Biraz umut biraz gülücük olsun renklerinde... siyahların olacak elbet olmalı da beyazları farketmen için ama sen gri olma... ya pembe ol ya mavi ya turuncu ya da mor... renklensin dunyan...umutlarını hatta umutsuzluklarının gözünü boya... biraz neşeli biraz hevesli hayallerinin peşinde bi profil olsun bu... benim olsun... hatta bu ben olsun....

haydi hayırlı aksamlar olsun :)

Cuma

veda...

yoo yoo... gözüme toz kaçtı... klasik bi yöntemdir bu ama kimse yemedi... bal gibi ağlıyosun işte... işin kötüsü sen bu sahneleri daha once onlarca kez yaşadın.. hani öğrenmiştin büyümüştün...bi kez aglamıstın hemde canından can koparcasına,elinden şekeri alınmış cocuklar gibi belki,onlar okadar değerliydi ki o yaşlarda,büyüdükçe daha değerlileriyle tanıstı çağla...ama susmak için bi şeker kesmedi onu sonra...agzına biberon bulamadı ya da onu avutacak bi oyuncak...budevirleri gercekten gecmişti,değil mi?susmayı beceremedi,neyin iyi geliğini öğrenemedi...ama neyin kötü geldiğini hissediyordu çağla...hayat ona kötü geliyordu.susamadı...bulamadı oyuncağını...yenildi kendine...yine ağladı...sonra sonraları da gelmişti hatırladın mı... canım dediğin zaman canın acırdı..her defasında acıdı...yılar mı çağ pes eder mi etmedi...çok dolmusum... ne zamandır aglamıyodum bu kadar... ust uste gelen butun olaylarda yne basrol benim tamam... biliyorum... çekiyorum... anlam veremiyorum ama anlıyorum... kendimi garip hissediorum... ıı şey... köstek gibi...yatmak istiyorum sabaha kadar yastıgımı sırılsıklam yapmak... yakalncam korkusuyla aglamak hiç zevkli deil... ama aglamak zevkli...büyüyemedim...biliyorum bu gidişle daha çok acır içim dışım...bugun ust uste geldi her sey
pişti deil yanık oldu artık...dört mü beş mi kac ayrılık ust uste geldi saymadım... önce dostluk dedim dilim yandı önce aşk dedim içim yandı... önce ben dedim... baktım ki bi ben kalmamış yetecek kadar bana... herkes paylaşmıs hor kullanmıs... kendime yetemez hale gelmişim..kendime katlanamaz...su anda bi omuza o kadar ihtiyacım var ki... ama herkesin bişeylere ihtiyacı var dimi... bugun saat 7 ye kadar polyanacılık oynadı çağ... saat 7 de puff... balkabağına donustu... patlayan sadece düşleri değildi...olaylardı aynı zamanda...tozpembe tozblutunun içinde boğulmaya başladı...anlam veremediği olayların başkahramanı kesiliverdi... ama o basrolleri zaten severdi hep sevdi... yine kacmadı...öss zamanı bu hiç olmadı... bi kez daha anladı çağ.. fallara inanmak gerekirmiş... yine inandı falına... fal oldu zaten hayatı... çağ bi tek şey de başarılıydı oyunculukta... gerçekten hayatıma borcluyum bu kadar duyguyu... teşekkür ederim hepinize.... bu kinaye deildi içten bi gülümsemeydi... sizinle duygulandım cnku ben... ağlamayı aşkla ögrensemde değeri dostlukla kavradı çağ... sadece fazla güçsüz.. fazla enerjisiz artık hayata...kendimle başa çıkamıyorum...ne istediğimi neden yaşadığımı bilmiyorum... fazla boşlukta kaldım... artık beni ne adam eder bilmiyorum... sadece gitmek istiyorum... herşeyden herkesten heryerden fazlasıyla gitmek... beni benimle bile baş başa bırakmadan...bi süre yokum hiçbi yerde(telde,nette,face de...)... kmse şahsına alınmasın sakın... benim derdim kendimle... payı olanlarlar vardır... ama arkadaslarım bunların dısındadır... sizi hala seviyorum...

Genel anlamda arkadaş ve aşklarımda...Sen beni üzdün,ağlattın...o beni kutardı güldürdü... şu beni ağlattı,yıprattı...diğeri unutturdu yanımdaydı... şimdi hiçbiriniz yoksunuz... ama ben neden nötr kalamıyorum... ki...

hoşçakalın...

Çarşamba

Mutlu günün içine sıçılması...

Ahh ahh... niye dertleniyosun eyy çağla.. eski gunleri ne diye kurcalayıp duruyosun... giden gitmiş kalan sağlar bizimdir...hem daha niceleri çıkar karşına çıktı,çıkacaktır da... kurclamak yakısıyormu sana tavan arasına kalkmıs tozlanmıs hatta yazıları silnmiş o defterleri... onlar seni mutlu edebildi mi ki... yanlıs kişilerle ne diye uğraşıosun..unuttun mu üzmek yoktu mutlu etmek vardı kendini...bana kendimden başka kim yarar sağlayabilirdi ki... kişi listemi değiştiriyorum baştan başa... baştan sona çağ olacak artık maddelerde... kimin nasıl işine gelirse... haydi eyvallah...


Oysa nasılda eğlenmiştim bugün... pınar hocamı da görmüştüm ne guzel... hamburger de yemiştik... oysa nasılda beş yaşında cocuklar gibi gülümsüyordum cevremdeki her hadiseye... oysalarımı ne kadar cabuk yıkıyorlar... anlamıyorum... anlamaya calısmıyorum artkk... be yoluma... gerisi çöp tenekesine...

Cumartesi

Doğumgünüm...işte mükemmel sürpriz ve basroldeki hediyem :)









Neden böyle bi günü ikinci hatta üçüncü plana attım bilmiyorum.Belki de iki gündür süregelen aşırı tempomdan dolayıdır...Yedi mayıs ta hiç beklemediğim olaylarla girdim yeni yaşıma... saat 12 yi gectiginde beklediğim bi kaç insandan msj gelmemesine karşın beklemediğim bir cok insandan alığdım mesajlar beni şaşırttı.. hemde 00.00-00.10 sularında...Mutlu oldum mu... evet... ogün muthiş şekilde hasta olmama ragmen msjlara gülümseyebildim... herkese teşekkür ederim şimdiden..




Bi sene nasılda geçti,neler yaşandı benden izinsiz hayatımda...secerisini tutmak mümkün değil.. o kadar dışında kaldım ki bi ara hayatımın,tekrar rolume girmem zaman aldı bayagı...unutulduğumu sanmıtım yinede o gün bişeyler eksikti sanki birileri giderken dieri gelirdi mutlaka ya da hayatın belli donumlerinde aynı kişilerle karsılasamazdı insan...bunun farkındaydım ama buruktum hala... neredeydi o neşeli çağla... nerdeyse ağlayacaktı...ama akşamüzeri yaşadığı o muhteşem supriz kendine getirdi onu... demekki hala birilerince değerliydi bu hayatta... var olan yaşama bi kaç gülümseme daha ekleyen insanlara sahipti hayatında...mutluydu..daha mutluydu...tekrar açtı gözünü silkelendi ve artık 18'im dedi... gülümsedi... kazık kadar olduğunu farkına vardı :)Büyüdüm dedi... ama dün akşamki gibi blutlu gozlerle deil,gökkusagı olacak sekilde gözleri renklendi...renklendi hayatı... yağmurdan sonraki güneş gibi...Teşekkür ederim o mukemmel sürprizin sahipleri... şimdi o gun aldığım en guzel hediyenin keyfini cıkarıyorum :) sizi çok seviyorum...

mimmm :)

Mervem tarafından mimlenmişim .. ehh bizde hayal listemizi yapalım o zaman...Listelere sığmayacak kadar çok olsa da...

*Hayalimdeki Üniversitelerden birine kapak atmak :p
*Ailemle bi araya geldiğimde dışarıya verdiğimiz etkiyi içeriye de yansıtmak...
*Mermisi ve Bilgemisiyi aynı hastanede görmek =)[[heşmire olaraktan tabii ki de]]
*Konservatuar sınavını kazanıp tiyatronun eğitimini almak...
*Demet Akbağ,Metin Akpınar ve Erol Günaydın vb. değerli isimlerle aynı sahneyi paylaşabilmek...
*Bir gün hayallerimle ilgili ailemden tam destek almak...
*70 yaşıma geldiğim de bile Mervem'i ve Bilgem'i yanımda gülüşürek bulmak...
*Bilgem'in gülerken videosunu çekebilmek x)
*Herkesin beni güzel hatırlamasını sağlayabilmek...
*İşte bu diyebildiğim bi insanla ömrümü tüketmek...
*Yazdığım şiir ve kısa yazılardan oluşan bi kitap çıkarabilmek...(abimcimle)
*Hiç susmamın gerekmediği bi ortama sahip olmak xD
*Mervem ve Bilgemin benim esprilerime katlanabilmesi xD(bu tam bi hayal oldu ya neyse :p)
*Ve başıma sürekli gülümseyerek tepki verebileceğim türünden olaylar gelmesi...

Cuma

8 mayıs'ın hüznü... Aşı bile yok edemedi ayrılık virüsünü


Gerçek oyunlar içerisinde yalan oyunculuklar sergiledik... süremiz doldu ve veda ettik tek tek... ilginçti yasanılanlar,ilginçti bu vedanın bile hüzün vermesi...son kez bakarken koridorda dort senem teker teker gecti sanki gözümden,gönlümden... tüm yaşanmışlıklar ,yarım kalmışlıklar...pişmanlıklarımla keşkelerimle iyi kilerimle dolu olan bi mekana vedaydı bu... son üç derste koptuk nasıl mı bizim o otoriter kürşad hocamız butun gun okulda muzik caldı kopardı bizi... bahceye cıkıp oynamayan disipline bile dedi :) oynadık elbet en azından alkısımızı tuttuk...sevindik.. bitmişti,kurtulmuştuk... ama acıtırmış her son insanı...vedalar hüzün verirmiş herseye ragmen...Biliyorum zaman gectikce baska huzunler baska sevncler ve anılar alacak yerini...unutulacak mazide bu gozyasları ... ama o gun gelene kadar ne olacak.. hiç bi zaman hayatta belli bi yere aynı sahnede aynı role sahip olamayacağız...artık buna eminim... geçici yaşıyoruz,günübirlik gülüyoruz olaylara,olanlara... yarına taşıyamacak kadar yanardöner bi dünyamız var çünkü...ve suanda yanan dünyamın dönmesini istiyorum bi an once..giden zaman ve yaşanmışlıklar geri gelmeyeceğine göre bi cabukta gitsin bitsn istiorum... asık suratlar yerini tebessümlere bıraksın alışılmış bi tebessüme...küskünlükler boy gösterdi yeniliklerde kurtuldu ruhum... peki ben gidebilecek miydim.. okuldan elbette peki ya hayatımda onemli pauyı olan o insanlardan... gideblir miydim ya da gitmeli miydim... sorularla uyuşmuş beynim..sorulardan cok verebildiğim cevaplarla ilgileniyordum bugun... kimse arkamdan bakıp keske dememeliydi acık bi hesap kalmamalıydı ve herkeste iyi kötü bi gülümseme belirmeliydi adımla... Çağla insanlara huzursuzluk vermemeliydi... Buna bugun su savaşından sonra karar verdi... henüz uygulamaya gecmedi.. güçsüz ve cesaretsiz bedenlerimz elbet bir kıvılcımla yangınlara ulaşacaktır...