Perşembe

Bey-az Kaybı

Bende gizlediklerimi sır, söylediklerimi yalan sanırdım.Hepimiz kirlendik ya da kirlenmişiz dünyada en karaları beyaz sanmışım.Bugün,bu gece sizden önce ben utandım...
Konusmaktan soğudum , gözlerimi yumdum... Tutamam içimde,peki ne yapmalı... dağıtayım mı herşeyi herkesi bi lafımla...ama hakettiğini yasamalı mı cidden insan peki haketmeyenler nasıl kaldırır bu gercegi nasıl çürür kalbi...peki çağ şimdi ne yapsın...Uzatın suratlarınızı içi geçmiş hayatlarınıza ben geçerken tüküreyim hayatlarınızdan...Nefretim oluk oluk,ellerim buz gibi...

hazım sorunum var... Hayatımdan defolun !!! gri bile kalamamıs insanlar renklerimizi çalmayın.Zaten 1,5 parçam artık yok...

Beni azrail değil insanlar öldürecek...Beni insanlardan çok canımdakiler öldürecek...

Pardon BEY efendi ama çok AZ kalmışsınız rolünüzde,ailenizde...

Çarşamba

!!!

hayat güzeldir be üstat keyfini çıkar.hiç bir zaman umutsuzluğa kapılma.her giden gemin ardından bakma.hüzünlenmene gerk yok çünkü.yerede bakma.kapılırsın sonra yerin o karanlık hayatına.en iyisi mi üstat yaşa nereye kadar olursa


Mercimeem'den bana ithafen...

Cuma

gözlerim karanlık

Şekerci nine bana öyle bi seker ver ki tüm duygularım tatlansın azıcık mutlu çok umutlu olsun ama...Çevreye dağılan ilginin bireyselliğe yansımasını beklemek bir gün öldürecek beni.beklemekten vazgeçmekse ilgi alanım değil çoğu zaman...

suratım düşüyor,ellerim üşüyor,gözlerim hüzünden fazla öfke taşıyor...taşıyor sabrım taşıyor sevgim oluk oluk bitmesinden korkuyorum belki içimdeki son demlerin...ölmemek icin dienr gibiyim.kurtarma cabalarımın vasat sonuclarıyla bi kademe daha çökmekteyim her gün her saat her dakika braz daha dipteyim...

çok garip bir şaka bu öyle olmalı değilse acı ... gözlerim kapanıyor ama kapanmamalı gözler önünde aynı sahne aynı çehre aynı mimikler...aynı sen, aynı ben...karanlıkta kaldım karamsarlaştım,sorumsuzlaştım.gözümde hiç bir sey yok gibi sanki...Başlayamadıklarımda bitiyorum başlattıklarımda bitiriliyorum...

gözlerim karanlık artık dünyaya.Baktıkca gercekleri görmek cok sahte aslında... sadece mutlu olmak istemiştim...Sahte de olsa gercek hissedebilmeyi...seni...seni...

gözlüklerimi getirin bana pembe mavi ama uyucam...en iyisi uyumam en iyisi uy-u-mak bu duruma...

yorgunum, mutsuzum, çaresizim,umutsuzum...

Deli Gibi Sanki

Bir delinin sloganı lazım bize gerçekleri anlamamız için.Boş gibi gelen ama doluluğu iç yakan bir cümle...Bu kadar yanlış içinde gerçeği barındıran bir kaç düşünce..Bazılarımızı kendine getiren çoğunu kendinden geçiren.Akıldakilerin su yüzüne çıkması ya da yüzeydekilerin boğulması gibi...Bir şeyler savunulmalı doğru,yanlış,aptal,mantıklı,gereksiz-gerekli,eğri-doğru... ama bir düşünce olmalı. Düşünmeden konuşuyor ya da konuşmadan yaşıyoruz...Buna yaşamak deyip yaşlanıyoruz...

Yaşamak demişken anlık düşüncelerimizi bir ömr boyu yaşayabiliyoruz.Çok gariptir ki çok uzun süre düşünsek de verilen kararlar bir anda alınmıs kararlardır...Nasılda etkiler tüm hayatımızı...Bazen saniyelik farklar yönlendirir ya da biz saniyelik farklar yüzünden ömürlük yaralar açarız sayfalarda...her defasında bir iz bırakarak ama kara ama gri...

Neyse yine garip ama düşünülesi bir yazı oldu.Bugün 40 dakika güeşin alnında otobüs bekledim kitaplarımı aldım.Okudum ve düşündüm... Bu düşünceyi özlemişim...

Hayatlarımızda hep beyaz lekeler kalması ümidiyle... Hoşçakalın...