Salı

Bir Çağla Bir Çağ

dün sabaha karşı kendimle konuştum
ben hep kendime çıkan bir yokuştum
yokuşun başında bir düşman vardı
onu vurmaya gittim
kendimle vuruştum

Özdemir ASAF

Vay be...Bu şiirle kendimi bağdaştıracağımı düşünmezdim hiç.İyi yazmış şair.Belki de yaşamıştr benzerlerini.Kendimle vuruşmayı isterdim gerçekten.Özellikle yaşadıklarım sindiremediklerim ve son günlerde maruz kaldığım ithamlarla,düşüncelerle...Gerçekten düşmanlık yapıyorum kendime.Bunu farkına varmam için birilerinin söylemesine gerek yoktu elbette ama dışardanda görüldüğünü bilmiyordum.Bir oyunun içinde avunuyordum belkide.Ama kurallarnı benim yazmadığını unutmuşum.Nerde mahsur kaldım ki ben?Ayrı ayrı iki kişi olmayı çok isterdim.Çünkü bir bedene sığdramıyorum kendimi.Sonra taşacak bir kalıpta bulamıyorum.İki kişi olsaydım biri olması gerektiği gibi geleni yaşayan ÇAğla olsaydı-olmak zorunda olanı-,diğeri hayallerini yaşadaydı düşünmeden sorgulamadan üzülmeden-olmak istediğini-



Benim düşlerimin içinde
O uyuyordu,duyuyordum.
Ben bir uykusunda onun,
Bir düş´ünde bulundum...
Uyuyordu,duyuyordu,
Avundum.

II

Benim düşlerimin içinde
O uyumuyordu,biliyordum.
Ben ne bir uykusunda onun,
Ne de bir düş´ünde bulundum...
Bulunsaydım,
Vururdum....

Özdemir Asaf...

Bendeki Özdemir Asaf hayranlığınnda nerden geldiği malum.Bütün hayranlıklarımın bel kemiğinden belki de...Neyse herşeye -rağmen- teşekkür ederim...

Sıra kimin vurulması gerektiğine geldi...

Dedi Çağ Çağla'ya... Ve ona asla kıyamazdı...

Hiç yorum yok: