Çarşamba

Aşk yolcusu kalmasın...

Vay anam vay. Neler oluyo sana çağla...Gülerken ağlamaya başlıyorsun ya da dengesizce gülmeye çalışıyorsun çok ilginç.Hazmedemediğin bir şeyler mi var hayatında... Aslında SEVİYORUMMM ULEYYYYNNNN tarzında bir çığlık kopartmak istiyorum ya kim takar diye de düşünüyorum sonra. Keşke bu konularda bari biraz ilgiyi hissedebilsem. Vurdumduymaz mısın sevgilim?

Umutluyum,heyecanlıyım. Sen ile Ben kavramını belki de tam anlamıyla tekrar olusturmak için sadece 18 gün kaldı...Senden daha çok paniğim belki de. Belki de sinirlerim ondan bozulmuştur. Ama ne var biliyor musun ? Sevildiğimi biliyorum ya da hissediyorum en azından. Her ne kadar sevgi anlayışın bana pek uymasa da (: Teşekkür ederim her zor zamanımda çıkıp yanıma gelip önce arkadasım olabildiğin için,teşekkür ederim beni çekebildiğin için,akşamları gordugum ruyanın etkisiyle sana çemkirdiğimde sanki hiçbişi yokmuş gibi uyumamı sağladığın için... Teşekkürler sevgilim diyebildiğim için artık ağız dolusu.Artık hayatımda değil hayatım olduğun için (: işin komik tarafı ailemle bile tanışmayı göze alacak kadar cesaretli olduğun ya da yanımda durabildiğin için ...

Masmavisin , gökyüzümsün benim. Bazen kaybolduğum ama artık ezberlediğim rotasını...Düşlerim gibisin toz olmayacak kadar sağlam , düş-meyecek kadar ayakta,rüyalarım gibi gerçeksin... gölgem gibisin bazen.Nefesini ensemde hissettiğim... Özlediğim,sürekli özlediğim... Geleceğe dair planlar kurduğum prensim . Neydi bizim sevdiğimiz heh ''çokoprensim '' (:

hoşgeldin sayfalarıma hoş geldin artık bomboş kalan tozlanmaya yüz tutmuş raflarıma...Odamda bir ışık ve heryer sen... daha çok yanımdasın daha çok hayatındayım.

İzmir bekle bizi,biz geliyoruz (: abimin yemin töreni ve hasret giderilir.Mavi bir dünya ve özlem giderilir sonrası mutluluk ve aşk . uzaktanda olsa yakınımdasın artık. En yakınımdakileri arkada bırakacak kadar.

O zaman... biz müsayit bir yerde gülebilir miyiz kaptan (:

İyi akşamlar...

Pazar

Seni Seviyorum Çağla (:

Dün neler olmadı ki?

Küçük bir trafik kazası atlattım ama iyiyim şimdi.Korktum sadece biraz fazlaca.Üzerimden titreme gidince daha da rahat oldum.Aslında alışmam lazım genelde bindiğim otobus,tramvay,metro,minibus ya arızalanır ya kaza yapar ama dun Mustafa bile isyan etti çok uğursuzsun diye.

Ve ne öğrendi Çağla hayaletlere yer verilmemesi gerektiğini çünkü onların kaybolduğu zaman nereye gittiğini göremezsiniz hatta öyle ki bazen kaybolduğunu göremezsiniz çünkü onlar aslında yoktur! görünmezdir.Benimkisi halisünasyondu geçti bitti (: Geriye kalan mutluluk ve huzur...

Bu yazıyı açmak , uzatmak isterdim ancak biraz dinlenmem lazım gerçekten rahatsızım. ama mutluyum.

Ahh Çağla Ahhh... doğru kararlar verince seni ne kadar çok seviyorum bilemezsin (: Bazen benden artı puan alıyorsun.Bazen gülümsemeyi hakediyorum.. Ohh rahatm ve bunu seviyorum (:

Perşembe

Nerdeyim , gören var mı ?

Nerden anlatmaya başlasamki.Birgün de çok şey değişiyor,hiçbir şey değişmiyor...Yıllar akıp geçiyor ama günler geçmiyor an geliyor ki.

Önce bugünden bahsedeyim biraz.Bugün malum bilindiği üzere TEGV de etkinliğimiz vardı. Yine saat 15.00 de buluştuk 17.00 de ayrıldık küçük dostlarımızla.Ali Eren ve Emir beni yine şaşırttılar.Sanırım beni seviyorlar yinede.Sınıfın en haylazları olsalar bile (: Henüz ben çocukken ve büyümek istemezken onların nasıl ablaları olabiliyorum bilmiyorum.Ama ben onlardan her gün yeni birşey öğreniyor ve imreniyorum.Bugün de etkinliğimizde en çok sevdiği insanların adını yazdılar ve yapmak istediklerini merak ettiklerini kendi posterlerinin üzerine karalayıverdiler.Hepsi Çağla Ablasını yazmış. Ali Eren ve Emir ayrıyetten beni öyle bir yere daha yazmışlar ki şaşkınlıktan konuşamadım (: Neymiş efendim benim evime gelmek istiyorlarmış çok merak ediyolarmış.Onlar ablası olarak seçti beni sanırım.Ahhh ah beni normal bir allahın kulu bulmaz ki (: özellikle de normal bir erkek!!! Yinede şimdiden seviyorum sizi teşekkürler.İyi ki sınıfımdasınız...

Şimdi ise Çağ'ın iç dünyasına inelim biraz.Hala kazan gibiyim.Kendimi köşeye sıkışmış ve kaçmaya delik bulamayan bir fare gibi hissediyorum.Sürekli rüyalarımda kaçıyorum koşuyorum bavul hazırlıyorum ama gidemiyorum bir türlü.Ama dün gidiyordum.Kimden gitmem gerektiğini henüz bilmesemde sonuçta birilerinden veya birşeylerden kaçıyordum.Bu kadar sorumluluk fazla bana. Ne istediğimi ne yapmam gerektiğini hiçbirşey bilmiyorum .Önümü göremiyorum...Ama rüyalarımdan çok etkilendiğim kesin ve her akşam bir hayalet görüyorum rüyamda.Aynı hayaletin aynı gölgesi.Kendime yaptığım işkenceye doyamıyorum.Burdan tebrik etmek gerekir sanırım beni.Ben artık gölgelerde kaybolmak sadece umutlarımla yaşamaktan korkuyorum.Artık umutlarımı , hayallerimi gerçeğe dönüştürebileceğime inanarak yaşamak istiyorum.Bir ışık ya sadece bir ışık.Nerde kaybolduysam ortaya çıkmalıyım artık.Beklemekten yorgun düşüyorum.Her gün yakınlaşan bir uzaklıkta kararıyor heryer yine bir sözün aydınlatmasını bekliyorum ama geçici mi?evet geçici biliyorum.Gözümü açtığımda acabalarla uyanmak istemiyorum.Ben güven duygumu kaybettim arıyorum ama kimde unuttum onu da bulamıyorum.Bugün İreme bir tarifte bulundum.Yok mu dedim bunun bir oluru yok mu bu kağıttakilerin bulunduğu bir bedende atan bir kalp? cevabımı aldım oturdum aşşağıya.

Ben en kısa zamanda kendimi bulmalıyım.Nerdeysem, belki de artık orda kalmak istemiyorumdur.Yetkililere duyrulur!!

İki hafta sonra Çağ ve ailesi İzmir yolcusudur çünkü abisinin yemin töreni vardır.

Hoşçakalın....

Çarşamba

İndi,Gitti,Bitti...

Offf kafam kazan gibi bana bir kepçe gerek!

herşey karman çorman.Seçmek vazgeçmektir.Peki benim kazancım ve kaybım ne olacak?
Kararım ne olursa olsun kazancımı mutluluktan yana kullanmak istiyorum.Off korkuyorum,üzülmekten,kaybetmekten,yeniden yerine getirememekten.Yine kaos yine bunalım mod yine değersiz bir taşa fazla değer verilmesinden dolayı ortaya çıkan saçmalıklardan olsa gerek.

Kendimi sevmiyorum hemde hiç.Lütfen siz de beni çok sevmeyin.

Ya da sevin, çok sevin ki bende öğreneyim biraz ne kadar ne olduğumu :/

Tutarsızım tutmadım hiç laflarımı.Hepsi ya da hepsine yakın bir çoğu ayakta kaldı.Oysa şimdi heryer,herşey boş.Oturmadan hiçbiri indi gitti hepsi.Gitti bitti...

Hoşçakaln...

Pazartesi

Yoğun istek üzerine duyguya dayalı bir duygusuz

Başkalarıdır aslında bizi yöneten, birgün özgür olmak istermiydin deseler düşünürdüm yine de cevap vermeden önce.Bazen hapisolmak hoşuna gider insanın bir çift göz hapsine ya da ilgi nehrinde boğulmaya mesela. Boğulmak? genelde yürümeyen ilişkilerin ana sebebidir ya değil mi? boğma beni! diğeri boğulmak kaybolmak sürüklenmek isterken yeni bir hayata,istenileni yapmayan ötekisi ise bunu ceza olarak görür kendine.Karşısındakini ödüllendirceğini bilmeden devam eder hayatına.

Alışıla gelmiş tepkilere bir yenisi bir zıttı hatta bir eksiği evet bir fazlası değil bir eksiği eklenirse,yenilenirse karşılıklı ya da tek taraflı karışıklı (!)olarak şaşkınlık kaçnlmazdır.Beklentiler artar ve istemediklerini özler insan bilmeden farketmeden bazen.Asla dedikleri olmazsa olmazlarıymış gibi davranır bu kaybetmeye hazır ve nazır hatta umursamaz gibi duran tarafları ilişkinin.Sonra korktukları sacma geldikleri hatta ve hatta rahatsız oldukları şeyler onların istediği şeylermiş gibi davranmaya başlarlar.Yeni bir kayıp yaşamamak ugruna.Aslında zaten kız/erkek kaybolmuştur ilişkide.Geriye kalan tek amacı kolu kırık da olsa bir kuşun uçmasını sağlamak gibi zor hatta imkansız bir görevdir.Başaramaz.Giden insanın geri gelmeyeceğini gelse de aslında bekleyenin gideni özlemediğini bilir kendisi.Giden de,bekleyende.Çağırdığı insanın gelmesi değildir onu mutlu eden. Gitmesi,terketmesidir eksik hissettiren o kadar...Bilir pişman olsa da kaybettiğinin gelsede onunla da mutlu olamayacağını.Giden de zaten bu yüzden gitmiştir.Buna sebep olanda bunun olmasını istemiştir.Sonuç beklendiği gibi geliştiğinde ise herkes köşesinde ağlamaklı bekler.Hazırladıkları sonucu sanki yaşamayacaklarmış gibi,haketmemişler gibi...Rüya gibi ya da kabus...Bir olguya zemin hazırlarken psikolojisini de hazırlamalı insan.Yeni kurdugun hayatta ruyada hazırladgın zeminin çatısında o çatnın içinde sen yaşayacaksın.Hayaline bir insan sıgrıabilirsin yanında ama kendini soyutlayarak iki insan yaşatamazsın sınırlarında işte.Bunun farkına varmaldır ya insan neyse...

İnsanoğlu bu ...eminim bunları yazacak yaşayacak hatta düşünecek kadar tecrube sahibidir .Yine bile bile yeniden yaşanabilir hatalar.Karşı koyulamaz uzaktan bakılamaz içerdeyken içeriye.Pencerenin dışına çıkmak, uzaklaşmak , dışarıdan bakmak lazm içeriye.

İşte hayat eksiklikleri aramakla geçer gider böyle...Bilsekte ikinciye yaşadığımızda dolduramasakta...

Kayıp (:

Yorgunluk yine had safhada birde dün o soğukta öyle ki bir ara kar atıştırırken ben durakta otobus beklemekteydim bir kac nazlanma cumlesinden dolayı baska otobuse de binemediğimden beklemek durumunda kaldım dolayısıyla soğuğu yedim hatta yaladım yuttum... Ondan dolayı dün koltukta mayışmışım hatta bayılmışım bugun de istirahata cekilirdim zaten...

Bugün evde kalmamla birlikte alt kattaki tv bozuldu.İnternet bağlantılarım zayıfladı...Bundan dolayı üst kata çıkma kararı alarak donma olasılıgımızı arttırdık. Ama alışıyoruz ne yapalım.

Dün merak etmişler beni dört bir koldan.. Hah! Ne güzel işte. İstediğim bir tepki bu.Her ne kadar bilmeden uygulamış olsam da iyi olmuş diyebilirim.Aslında kimse umrumda değil.Aslında herkes umrumda.

Hayaletim hala yanımda ya da yakınlarımda gibi.En azından henüz.Yakında ben de uçup giderim zaten bu hararetle...

Ne için yaşıyoruz sorusuna cevap aramamak için kendimi yıpratıyorum.Henüz gencim ama malesef çabuk yaşlanıyorum... Belkide hızlı yaşayıp genç ölmek gerekli.Amaaan bunuda düşünmeyeceğim (:

Bugün de kadınlar günü. 2 düşünceli erkek tarafından kutlandı kandınlar günüm ikisinede teşekkür ederim.Genelde beni arada bırakan bu iki kişiye...

Kalabalıkta öylece duracağıma yalnızlarda oynamayı tercih ederim .Hayat sen bana ne yaparsan yap gülmeyi başaracağım (: Bir şans verilmişse nefes almak için,sonuna kadar kullanmalı bunu insan...

Ahhh İstanbul...

Hoşçakal...

Ey aşk nerdesin?

Perşembe

Çağ yazıları

Offf Allahım ne yorucu birgün...

Sonunda tegv de görevimize başladık .Aman Allahım ne haşare çocuklardı onlarr yahu. Birinci ders ağlayanlar ikinci ders bana sarılmaya başladılar. Sanırım alıştırdık kendimize bir günde. Mutlu oldum.Özellikle emircanın bana çiçek vermesiyle günün anlam ve önemini kazanmış olduk.Yumurcak nolcak bi de söz dinlemelerini sağlayabiliriz gibi geliyor ama yaratıcılıgımızın sınırların zorluyoruz.İtiraf edeyim ki çok fazla akıllı olanlar var içlerinde. Amaan sevdim yine de yeni arkadaşlarımı :)

Hayatımıza gelelim. İsmi olan ama kendisi olmayan insanla cevrildi hayatım belkide insanlarla ama biri ikisi çok belli.Ya anlamını taşı ya da anlamını da al git değil mi?

Bu aralar çevremde bir hayalet var hissediyorum ve aslında çok yakınlarda...Bu kadar ilgi fazla bana.Şımarıyorum... Ama kime... Canlılığını hissettirmeye korkan bir hayalet var hayatımda.Paramparça olmuş hayatını toplarken parçalamaya çalıştığı hayatımın dışındaki içinde ya da içindeki dışarı da...

Ehh be İstanbul... Bugünün daha sonundayız birlikte.Bugünlerde kısmetimin açılmasından oldukça rahatsızım... Lütfen içeri girmeye çalışmayın... Cenazeye gittik,cenaze olduk...

Neyse efendim uzun lafın kısası u.l :P şaka şaka bu espriyi hiç yapmadım sayın.Aslında ne hissetsem ne söylesem az bilmemekteyim. Ayrıca herzamanki kaostayım. Haftaya İzmir'e gidecektim ama sanırım bidahaki haftaya ailemle gideceğim.Abimin yemin törenine... Nasıl özledim Canımı ya... Gelsin de bi tavla atak,ifadesini alayım öyle yollayayım onu ustabirliğine (:

Ve son cümlelerimde şunu belirtiyorum.Diyet hiç bozulmadan son hızla devam ediyor ve bunun getirilerini de hissediyorum.Öyleki arkadaşlarım hayvanlaşıp 2 menü yediğinde ben fast food mekanında salata yiyorum :/ ama olsun mutluyum , umutluyum. Ama spor işini fazla abarttım sanırım bi insan bütün gün hareket edemez ki ....

Hoşçakalın sevgili okuyucularım .Bir Çağ yazılarında daha buluşmak üzere...