Cuma

Griden Siyaha...

Yeterince griyim.Belki de siyahlaşmaya başlamışımdır ama kendime aydınlık bakmaya çalışıyorumdur hala.

Hepimizin rengi varken,ben rengarenk ken...İstemiyorum.Özellikle bu ara nötrleşmek,temizlenmek,kendimleşmek istiyorum.Kötü de olsa kendimi dinlemek,kendime kızmak,kendi kendime karar vermek ve kendi kendime özlemek... kendimi değil seni... ama kendi kendime... İmkansızın da bi oladsılığı olduğunu düşünüp,umutlanarak belki.Ya da daha çok karartarak grilerimi...

Beyaz a uzak,sana uzak,yalancı gülmelerle yaşlanıyorum belki de yaslanıyorum.Neden ve nasıl bir iz bir derinlik bırakıldığını bilmeden kendimde bazen lanet edip ilklerimin iliklerime işleyişine yoluma devam ediyorum ya da etmek zorundayım işte.

Çok uzun bir aradan sonra bu kadar istekli bu kadar dertleşesi bir yazı benimkisi.Hergünkünden daha farklı.Öğrendiklerimi unutmamak ya da seni hatırlamaya çalışmak gbisi değil bu sefer ki...Seni, kendimi ve yaşadıklarımı unutamamanın göstergesi...

Her gün bazen her saat gördüğüm yeni yüzler yeni maskeler yoruyormuş beni çünkü.Bunu anca mı farkettim.Bir kaç maskenin üzerine basınca anladım.Gerçekler yere düşmüş,çamura bulaşmış.Bazıları rafa kaldırılmış ya da çöpe atılmış.Ama iyi saklanmış.Ben seni saklayamıyorum.En olmaması gereken yerde,herkesin maskesi yüzündeyken benim gülen suratım yerde,sen bir damla gözyaşımdaydın.İmrenerek bakan suratların birden hüzünlendiğini bazıarının içten içe ahh yazık diyebildiklerini gördüm.Hatırladıklarım acındığım mı? Öyleyse de bu onların kusurudur değil mi? Aşk,özlem denilince akan sular durur çünkü dururmuş...

Hayatımda geri istediğim o kadar çok şey oldu ki.Ama hepsi birer kereydi ve çoktu.Bir süre sonra onlar gitti başka hevesler istekler girdi aklıma yine istemeye devam ettim hayatım boyunca.Ama hiçbir şeyi tek başına hiç değiştirmeden defalarca dilemedim ben.Hiç değişmeyen dileğim vardı benim,her gün kalp atışını daha da hızlandıran daha da çok dile getirdiğim yerine başkasını getirmeden.Sabit tutabildiğim,kısacası vazgeçmediğim...

Şimdi bunlar nedir nerden çıkmıştır bilmiyorum.Sadece çöpe atıp,yakamadığımın farkındayım,herzaman olduğu gibi.Belki de tozlu raflarımda tozlanmayan tek cümlelerimdir bunlar.Merak ettiğim onlarca şey varken beklentisiz bir Çağ dır yaşanılan.Tüm bu yazılarım sitemlerim mutluluklarım kendim içindir.Yaşadıysam ben yaşadım,özlediysem ben özledim,ağladıysam ben ağladım...

Ben sadece seninle doğmuş seninle büyümüş ya da hala büyüyorum gibi.Bazen çok uzakta , bazen çok yakında.Peki seninle ölebilecek miyim? Bir çok kazanımlarım doğrultusunda sana teşekkür ederim.Bana adını bile artık söyleyeme gereği duymadığım, kafamın içinden kalbime doğru akıttığın tüm hislerin nasıl yaşandığını , insana neler yaptırabileceğini ,gözü kapalı yaşamayı ve bunun gibi şeyler işte. ..Her cümlesini tamamlamak zorunda değildir ki insan.Bazen başlangıçlar gösterir gelişme ve belki de sonucu...

Sanırım yeterli bir güne sığmayacak kadar da zorlayıcı belki de bu yazı...Belki de kimse okumakta zorlanmayacak ya da zorlanmamak için okumayacak.Ama ben yaşadım zorlanmadan,yaşıyorum hala daha...

Pazar

Kendi Rengimiz

Bu durumu seviyorum. Evet belki de erkeklerin acizliğini görmek hoşuma gidiyor. Ama asla hayatımdaki erkeği aynı kefeye koyamam tabii ki de genelleme yaparken.Bunu hiçbir zaman yapmadım , yapmam da herhalde...

Yalnız geçen zamanlara bakıyorum da pek çok yol katetmişim az gitmişim uz gitmişim ,kaznadıklarımı kazandığım zamanda bırakamadan gelmişim bugunlere meger...Ve zamanla tüm takıntılar takır takır başgösterirmiş sen gittikçe,gelirmiş peşinden.Anı yaşa ama o an kazandıklarını yarına taşıma sanırım bu olmalı hayat felsefesi.Ve kimseye bağlanmak istemiyorum aslında.Bağlılık bi tür hastalık oluyor zamanla.Kendini kendinden çok ona mecbur hissetmek,kendinden geçip onu bulmak,mutlu olmasan da mutlu etmeye çalışmak,kendini kaybetsende umursamadan onu kaybetmekten korkmak,daha da kötüsü hayatını sanki o başlatmışçasına o gidince sonlanıcakmış gibi hissetmek,kendi yokluğumun farkına varmadan onun yokluğunu düşünerek affallamak.İşte tüm bunlar alışkanlık, bağlılık,görülmesi gerektiğine inandığın gibi görmek ya da fedakarlık kelimesinin anlamının bile bu durumun yanında fedakar kalacağı kadar fedakarlıktır yapılan...

Ne kadar basit aslında.Karmaşık olan hiçbir şey yok.Hayatımızdaki insanlar sadece renk katarlar ,Ve herkesin kendini ait hissettigi bi renk vardır.Benim en son rengim mavi ise o gidince renksiz kalmayacağım.En fazla beyazlarım ama sonra yine kendi rengimi alr ruhum.Kendim için yaşamaya gülmeye başlarım.Ben'cilleşebilirim rahatça.

Herkesin bir gün tamamen kendisiyle başbaşa kalması ümidiyle...Başkalarının renginin büyüsüne kapılıp kendi renginizi kaybetmeyin ya da unutmayın...

Mor_Cag...

Pazartesi

Tehlikeli Çağlar

Bunlar tehlikeli Çağlar...(:

Vay anasını ya... Neler gördük hala neler görmeye çalışıyoruz? ben kaşınyorum yaramazlık yapıyorum ama hayat bundan ibaret değil mi? ya yaramazlık yaparsın suçu başkasına atarsın ya da yaramaz olan bir şeyler üzerine kalır... neyse efendime söyleyeyim deli dolu uçarı kaçarıyım bu aralar,artık,sanırım ya da :D

Neyse bakalım düşünmekle geçmez hayat...Hayat demişken, hayat güzel ve yaşamaya değer.Ben sadece hayatın karmaşası içinde kaybolmamak... Unutkanlıkların arasında,tozlanmış raflarda hapsolmak,ışığı görmeye calısan bir cift göz olmaktan kurtulmak istiorum belki de oyle değilim ve öyle olmaktan korkuyorum... bilmiyorum ki... Seviyorum... ve fazlasıyla seviliyorum...Bir seviyor üç seviliyorum hatta... ya da bir e üçx10 ...insanları kendi hallerine bıraknca sevmeyi sevilmeyi ögrendim... belki yanlıs insanlar tarafında bekledim ümitlendim ya da yanlış kişilerle öğrendim sevgiyi.. şuan ne dogru bilmesemde..yanlış da olsa yalan da olsa sonu da olsa sevilmek güzel... sevinin seviliyorsanız (:

yanlış insanlarla doğru duygular yaşamak ne kadar hata olabilir ki??