Cumartesi

Ek seçimi,kök ayrımı...Kök salmak,ek atmak...

Biz büyür dünya değişirken,birbirimizi düşünüp başkalarıyla sevişirken...

Dünyamıza hoşgeldik yine.Gökyüzünden düştü hayaller paaatt ve yerden toplayabildiklerimi aldım koydum cebime coğu kayboldu elbette. Elimde kalanlarsa gerçeğe dönüştükçe dünyalaştı hayalden öte...

Bazen düşlerken düşer ya insanlar kendine geldiklerinde neydi o dilinin ucundaki ıııı... onu bile unuturlar hani. En guzel paragraflarım o zamanlarda kayboluyor sanırım benim.Başını hatırlasam hepsi gelicek sonradan ama...Ben başını hatırlayamıyorum ki,başlangıc yapamıyorum...Başlangıcım olmadığı için de gelişme ve sonucunu getiremiyorum hayatımın...

Ben nerde ne zaman başladım hayata? Hangi duygudan hangi olgudan hangi olaydan hangi kargaşadan hangi kavgadan hangi gülümsemeden hangi gözyaşından...Hangi his'den sonra başladım ben bilmiyorum...Yoksa hala başlayamadım mı ...Bir sonun başlangıcı olamaz değil mi? ama her başlangıcın sonu.Belki de çabuk bitmek istemiyorumdur ya da abuk yaşayıp,sabuk yaşlanmak :/

Yaş'lanmak... Yaşlanmak değil de derdim sanırım yaş'lanmak... Yüzümü kuruyken daha cok seviyorum.Nemliyken pek bir tuzlu oluyor-muş!

Hava sıcak,hava nemli ama bunaltıcı olan içim.Buz gibi olmasına rağmen hissedilen yerlerimin ya da kaskatı kesilmesine rağmen.Üzülüyorum halime.Acıncak haldeyim. Bu kadar katı olmak isteyen kim.Sıvı haline geçmek- hatta öyle bişey yasayacagım ki onu yasarken -buharlaşmak istiyorum...

Yine çok uzun oldu ..Yine çok oldum ben...Zaten hep çokluk içinde bokluk çektim.Gittikçe batmak değil bu gittikçe çıkmak belki ama bu halde mutlu olmak isteyen kim.

bir gun şu lı,li,lu,lü,lo,lu eklerini alıp çoğu sız,siz,suz,süz,soz,söz ekleriyle takas etmeyi düşünüyorum.Yoksa istemediklerimi kullanmamak için hep kök halde yaşayacağım ya da kök salacağım konuşmadan,yaşamadan,nefes almadan.Mut,aşk,ses,his,sevgi...

Şimdi hangi ekleri getireyim ben bu kelimelerime?

Hiç yorum yok: