Perşembe

Çok açık aslında

Beni çok sevsen ne çıkar ki, eskisi gibi olmadıktan sonra hiçbir şey...En azından benden artakalanları bile toparlayıp rafa kaldırdığımı bilmen,anlaman gerekmez miydi?

Beni çok sevsen ne farkeder ki , seni sevebileceğim gibi davranmadığın sürece...

Bu kadar basit aslında olay.Hayatın kanunu olsa gerek. Sevmek,aşk vs duyguların bazen karşılıklı bile olması yetersiz kalabilir-miş.Bunu okuyamayacağını bildiğim ve sana bu kadar açık olamadığım ya da zaten beni hiç anlamadığın ya da anlatamadığım ya da birbirimize zaten eksik kaldığımız bu şeyler için...

Afedersin...

Salı

İşte öyle bir gün

Yol da,otobüsteyken mesela o kadar çok yazı malzemesi cıkıyor ki önüme ama eve geldiğimde yorgunluktan olsa gerek hepsi ucuyor aklımdan.Sırf bu yuzden şu cicili bicili telefonların internetlerini özenir oldum (:


Neyse aklımıza gelen bir kaçından bahsedelim.Trafiğe hep bu kadar dikkat eder miydim? Yoksa ehliyete yazıldığımdan beridir mi bir ilgi geldi anlamadım :/

İstanbul'a aşığım.Ama trafik ölüm bana.Sorarsanız otobüste 2 saatte gitsem çok eğlenirim,yolu ve yolculuğu severim ancak iş-güç bu zevkimi elimden alıp işkenceye dönüştürüyor ne yalan söyleyeyim.Bazen yürümeyi daha hızlı kılıyor trafiğin durumu...

Dün gece yine beynimin ısrarı ve bacaklarımın hamlığı üzerine yürümeye karar verdim.Saat 20.00 suları.Minibüs yok ancak yollar oyle dolu ki...

Mesela anlamıyorum sayın Yıldırım mah. sakinleri , bu kadar zengin olup bütün caddeyi arabalarınızla doldurmak zorunda mısınız? Hayır yani iki şeritli bir caddeye sahibiz ama iki şeridi aynı anda kullanamıyoruz , neden?

Hadi karşılıklı yol kenarlarına park ediyorsunuz ve tek şeritli (gidiş-dönüş) haline getiriyorsunuz yolu , arkadaş kaldırımları bizlere bıraksanız? Hayır tamam biz de şoför adayıyız da bu ayaklarda bizim yani nerde kullanabiliriz onları artık alan bulamıyorum.Kaldırımların da arabalarla dolu olmasına nasıl sinir oldum anlatamam. Resmen kendime yürüyecek yol bulamadım.

Tüm bu stres az gelir gibi bir de çöp kamyonu!!! Haydaa... Arkadaş ya gece gel al çöpleri ya sabah erkenden. Tam iş vakti sana ne oluyor? Zaten yeterince kalabalık ve gerginiz. Çık git aradan. Koskoca kamyon , koşuşturan çöpçüler ve tabi ki oraya buraya atılan kovalar. Heh yani kendime yürüyecek yol bulamazken önümün de bu şekilde kesilmesi iyi oldu.

Bir ara kendimi karar verme aşamasında buldum. Ya çöp kamyonunun içinden geçecektim ya da ezilme pahasına trafiği bir süre etkisiz hale getirip evime ulaşmaya çalışacaktım.

Bir de uzun boylu esmer bir çocuğun (?) karşımdan yanıma gelene kadar süzmesi ve yanımdan geçerken takılmam yok muydu... Tanrım güzelim biliyorum ama bu kadar çabuk nazara gelmemeliyim (:

Yaralı-Ölü ?

Sözlerimin karardığını farkediyorum bu aralar.Garip,alakasız konulardan bahsetmek istiyorum sebepsiz.Öncelikle kendimden tabiki de bencil bir insan sayılırım.Kafamdaki soru işaretlerinin noktalarını kaybediyorum sonra istemediğim ya da tahmin etmediğim insanların arkasında yanyana geliyorlar üçü bir olup...Devamı var,eksik cümle, bu mu yani? ne işiniz var sizin orda herkes yerine gitsemde bir başkaldırma görüyorum noktalamalarımda,sen yerinde misin çağ? Evet... İstemek için birşeyleri birilerinden ,örnek oluşturmak lazım sanırım bazen.O halde uzun bir süre soru soramayacağım kendime. Noktalarım kaçışıp dururken etrafa neyi sonlandıracağıma da ben karar vermiyorum demek olur bu.Soru sormadan,korkmadan,sonlandırarak ya da sonsuzlandırarak aniden verilen kararlarla hayatımı,ya da noktaların bulmasıyla yönlerini bu mu olmalı yaşamım ki.Ya da kaçış benimkisi.Ama ya buna ihtiyacım varsa.İnsanların bana bakmasına bile tahammül edemiyorken bazen...

Aynaya bakarak saatlerce konuşup yüzleşesim var. Kendime ne kadar tahammül edebildiğimi merak ediyorum çok. Ne zaman kendimle uğraşmayı bırakabilirim acaba diye düşünüyorum sonra hiçbir zaman diye cevap geliyor derinlerden.Evet ben başarısız , beceriksiz bir kızım.Umutsuzum.En kötüsü de bu olmalı herhalde. Artık gözümü kapatıp gidiyorum.Başrollerimi,hayallerimi kimseyle paylaşmadan,kaptırmadan...Ama gözümü kapatınca rüyalarımın ele geçirilmesinden korkuyorum.Naparım ne ederim o kadar bilmiyorum ki.

Başarısız Çağla...Bu kadar güçlü olmak zorunda mısın, bu kadar güçsüz olmak zorunda mıyım?

Düşlerimin peşindeysen, düş peşimden!!!
Artık hayatımda bana ait bana özgü birşeyler kalmalı,bunlar masallarda adı geçen kaf dağı,pireler,develer olsalar bile. Öyle ya bir şeye sahip olma duygusundan mahrum kalmayı iyi öğretildim ya da öğrendim. Şimdi ise düşündüklerimi yapmama ramak kala,kaçmayı planlıyorum.Ama nasıl , ne zaman henüz kestiremedim.

Bir bıçak verin bana ya el'leri keseyim ya ellerimi...

İşte bu kadar saçmalayabilirim bir solukta ama buna ihtiyacım vardı.Bunu yapmak istedim ve yaptım.

Gündemimden;
*Bugün Onurla buluşamadım bunun üzerine tartıştık!
*Her zaman ki Çağ talihi,bindiğim araç(belediye otobüsü) yine kaza yaptı.
*Yan flüt kursumda pürüz var,yani istediğim kişiden alamıyorum.
*Okuluna gitmeye başladı bu kız
*Odasını ocak belledi ortalık durulduğundan beri,fazla kabuğunda yani öyle ki bir-iki tıkla duyamaz sesinizi,yorulmayınız...
*Alkole,tütüne meyil verdi bu kız
*Duygusalsın,büyütme,ne var bunda gibi yorumları duymaktan kafasını duvarlara vurmaya başladı
*Ve bunları okudukça kendini tanıyamaz oldu bu kız. Yıkıntının yazılı belgesidir Çağ'ın.

Umarım geçmiş olsun diyecek kadar yaşıyorumdur.Henüz 'rahmet-merhum' sözlerini duymaya hazır değilim...

Hoşça-kalın...

Pazartesi

Çağın gündeminden

İç sesler insana kafayı yedirtebilir sanırım.Bazen o kadar karışırki sesler birbirine hoppala,çığlık çığılığa ya da kargacık burcasık uğultular oluşuyo kulaklarımda.Bunu sıkça yaşamaya başladım.

Ama artık korkmuyorum ya da kimseye karşı sorumlu hissetmiyorum kendimi.Ya da kimsenin yanımda olmasına ihtiyaç duymuyorum.Bu işin özeti büyüyorum sanırım.


İçime atıyorum ama dışıma vuruyo tepkilerim.İçimden konuşup,mimiklerimle komik hallere düşüyorum belki de.Ama karmançorman bişey oldum.


Yazasım var ama anlatamıyorum ki pufff...Hüzün kovan kuşu gelsin en iyi...

Yazarım ya arada... Buralardayız daha!

değer mi,değdi mi?

Herşey planların dışında gelişti. Duygusuzluk o kadar aldı başını gitti ki tutabilene aşk olsun.Öfkemiz zaten gölgemiz gibidir hep,rengini belli etmeden ama uzaklaşmadan gelir peşimizden bir sır gibi sanki.

Kimseyi hayatında bir yapmamak gerektiğini öğretti hayat bana .Çünkü o kadar çok sayı var ki herşeyi ya da bir şeyi 1 e sığdırmak sonra 10 ar 10 ar acıtıyormuş.Bir aile, bir aşk,bir arkadaş... yok yok hiç de şık değil çok duygusallar...Bir iş,bir okul,bir proje... yok yok bu da çok soğuk oldu sanırım doğrusu... bir 'ben' evet evet...

1-ben
2-
3-
4-


herneyse gerisi şuanda o kadar önemsemiyorum ki. önemli olanı buldum birinci nedir hayatımızdaki.Merkezimizi kimlere emanet eder ya da kimlere kaptırıveririz bilmeden.Nasıl kendi bedenimizi,ruhumuzu başka yöneticilere ya da sömürgelere kaptırabiliriz...Olmaz,olmamalı... Bir artık tamamen belli bunun adı kısaca BENcillik olsa da...

***

Garip sesler duyuyor,garip yüzler görüyorum bazen .İşin komik tarafı benimsemekten korkuyorum onları,bağlanmaktan ya da. Cunku hiçbirinin zararını görmedim.Gerçekten hayaletler oluşturmaya başladım hayallerimde..Gerçekler acıtıyor ya da yırtıyor toz bulutlarımı..Okadar gerçekler , o kadar keskinler ki cunku...Çektim ellerimi,kapadım gözlerimi,sustum.Öyle ki bir ara nefesimi tuttum...Bekledim soluksuzca...Bir kayboluştu bu,belki de özendiğim birine bürünmekti.Bir an için hayal olmak ya da kopmak istedim gerçeklerden gerçekten.Geriye bir kac adım...Bir,iki,üç.Hoop kayboldum-sandım-.Yine uyanmak pek de hoş olmadı eski sıcaklığa.Soğuk ve keskin olmak istiyorum.Bir kaç şey ve hatta bir kişi hariç...

***

bir el değer hayallerime...Usulca sorarım değer mi? Bir göz değdi gözlerime,biraz nemli bakarım değdi mi?Yaşayacaklarımız için yaşadıklarımızı çöpe atmaya değer mi diyorum kendi kendime,sonra diyorum ayna yanlış yerde? birden sır ben oluyorum,sırlanıyorum camın arkasından beni görmeye çalışırken karşımdaki insanlar, yargılıyorum kendileriyle.Göremeden önünü bir taş ayağına değdi mi,kösteklenip yolunu kaybettin ya da az kaldı ama kaybedeceksin değdi mi?

***

Hoşgeldin Abi'm...

Perşembe

2 gündür felaket moralim bozuk ,kabıma sığamıyorum resmen.

Cuma gününü de bir atlatırsak eğer bazı şeyler daha da rayına oturacak gibi.

Bazı şeylerden çok şikayetçiyim aslında ama bunu paylaşamıyorum bile kimseyle. Kendimi çok yalnız hissediyorum şu aralar aslında ya. Konuşamamak , susmayı beceremediği halde bunun için çaba harcaması insanların üzücü aslında...

Her neyse deftere devam...Yakında buralarda azala azala yok olup gider kıyılarda bir yerlerde